Fakat İş güvenliğinde amaç müşteriyi memnun etmek değil o işverenin çalışanlarının can sağlığı ve güvenliğini sağlamaktır.

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU-TEKSTİL İŞLETMELERİNDE İSG (İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ) SORUNLARI makalesinde Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Serin MEZARCIÖZ ve Prof. Dr. R. Tuğrul OĞULATA şöyle diyor.

‘’Bununla birlikte, mevzuatın olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Kanunda her ne kadar, “İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz, bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür” maddesi olsa da uygulamanın bu şekilde olmadığı bilinmektedir. Sonuçta, işverene maddi açıdan bağımlı birinin bağımsızlığından söz edilememektedir.’’

İş güvenliği uzmanlarına baktığı işyerlerinde olabilecek kazalar ve problemlerle ilgili sorumluluk veriliyorsa bu sorumlulukları yerine getirebilmesi için yetki de verilmek zorundadır. Yetkisiz sorumluluk problem çözmez sadece dostlar alışverişte görsün sözünün tam karşılığı olarak ortaya çıkar. 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununda iş güvenliği uzmanının yetki ve sorumlulukları belirtilmiştir. Kanunda iş güvenliği uzmanının görevleri daha çok danışmanlık hizmeti vermek gibi karşımıza çıkmaktadır. Risklerle ilgili önerilerde bulunmak, önlemler için önerilerde bulunmak gibi.

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin önerileri aynı zamanda işverene maddi yaptırımlarda getiriyor. Mesela işyerinin topraklama uygunluk belgesini ve elektrik iç tesisat uygunluk belgesini yetkili elektrik mühendisinden kontrol ettirerek alması gibi. Sonuç olarak işveren uzman ve hekime, bana sürekli masraf çıkartıyorsunuz sözleriyle baskı kurması İSG hizmetini daha da zora sokmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununda iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimine öneri niteliğinde de olsa bir takım yapılması gerekli görevler vermektedir. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bu görevleri yerine getirebilmesi için yaptırım gücünün olması gerekmektedir. Uzman ve hekim özel bir firmadan yani OSGB’den geldiği için işveren sanki uzman ve hekimin OSGB’ye karşı sorumlu olduğunu düşünmekte ve kullandığı sözler hal ve hareketleri, iş güvenliği konusunu umursamama durumu ve tabii ki işçilerine verdiği değer dolayısıyla da iş kazaları ve iş cinayetleri…

Kısacası işveren sizi geldiğiniz yere yani OSGB’ye şikâyet ediyor. Bu uzman ve hekim benim firmamda gereksiz uygunsuzluklar buldu diye… OSGB bu durumda ne yapmak zorunda? OSGB için müşteri memnuniyeti devreye giriyor ve uzmana gerekli uyarılar yapıyor. OSGB’nin uzman veya hekimle ilgili sıkıntısı varsa işten çıkış sebebi de olabiliyor bu durum. Bir OSGB de ‘‘sayın uzman bey firmalardan sizin hakkınızda şikayet var denilebilir mi?

Bence denilir!

Eğer uzman ve hekim iş güvenliğiyle ilgili görevini yapmıyorsa işveren sonuna kadar haklıdır. Lakin durum tam da tersi olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin bir kereste firmasında iş güvenliği uzmanı üretim sahası içerisinde sigara içildiğini tespit ediyor ve bunu işverene firmada yangına sebebiyet verebilir diye bildiriyor. İşveren bu tür maddelerin söylendiğini ve öneri tespit defterine yazıldığı gördüğünde çılgına dönüyor.

OSGB devamlılığını sürdürebilmek ve karını artırabilmek için firmalarla ilgili müşteri memnuniyetini iyi tutmak zorunda dolayısıyla iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimlerinin çalışanların güvenliğiyle ilgili çalışmaları ikinci hatta üçüncü planda kalıyor.

OSGB’ler firmalara teklif verirken daha az fiyat teklifi sunarak o firmayı almaya çalışıyor. Kişi başı fiyat indirimleriyle ben sizin çalışanlarınızın güvenliğine ve sağlığına şu fiyata bakarım yarışına girilerek ortaya çıkan fiyat kuş gibi oluyor ve sonuç olarak teklif fiyatı ne uzmanın maaşını ne hekimin maaşını nede OSGB’nin kar ve giderlerini karşılamaya yetiyor. Sizce OSGB düşük fiyata aldığı firmaya nasıl bir hizmet sunmalı ki genel giderlerini (uzman maaşı, hekim maaşı, mazot parası, vergi, yemek parası, kar gibi) giderebilsin. Dolayısıyla sıkıntılar sıkıntılar…

Balık baştan kokar diye bir söz var. İş güvenliği sistemi başından problemli olduğu için sonrası da ne yazık ki gelmiyor. İşveren kendini denetlemesi için OSGB denen yerlerden hizmet alıyor ve işverenin firmasına aylık iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi geliyor. Uzman ve hekim görevlerini yerine getirebilmek için parasını aldığı işvereni değiştirmeye çalışıyor sizce bu mümkün mü? İşverenin olumsuz tutumu, işçilerin yıllardır kalıplaşmış yanlış alışkanlıkları ve eğitim seviyelerinin düşük olması hangi birini sayayım. Uzman ve hekim olarak bunlarla mücadele ederek iş güvenliği tedbirleri aldırmaya çalışıyorsunuz. Yani işverenin ve işçilerin yıllardır alışkanlık edindikleri kalıpları kırmaya çalışmak öneri ve danışmanlıkla yapılacak işler olmadığını sahaya çıktığınızda çok net göreceksiniz. İşvereni zorlarsanız siz değerli uzman ve hekimi geldiğiniz yere yani OSGB’ye şikayet edecektir. OSGB’de haliyle ticari kaygıyla sizlere uyarılarda bulunarak psikolojik baskı yapacaktır.
Velhasıl uzman ve hekim olarak tek başınasınız ve karşınızda işveren, işçiler, OSGB yetkilileri ve ÇSGB…

Bir işyeri hekimimizin söylediği gibi bu ülkede işler acemice yapılır fakat sorgulama ve yargılama profesyonelce yapılır.

İş Güvenliğinde OSGB ve İşveren Arasındaki Ticari İlişkinin Getirdiği Sıkıntılar

1- Ticari ilişkiden dolayı işin can güvenliğinin dışına çıkması ve konunun sadece para olması.
2- Uzman ve hekimlerin maaşlarını işverenler vermesi dolayısıyla görevlerini yerine getirememesi.
3- Her şeyin evrak üzerinde kalması uygulamaya konulamaması.
4- E-katip sistemin SGK üzerinden otomatik güncelleme yapılmadığı için sistem OSGB’ler tarafından elle kontrol edilerek kanunsuz işlerin yapılması.
5- Bakanlığın OSGB’leri yeterli derecede ve kanunlara uygun şekilde denetlemediği için OSGB’ler konunun tamamen dışına çıkarak iş güvenliğini sadece ceplerini doldurma yarışına girmeleri.
6- Türkiye’de iş güvenliği için OSGB’ler tarafından işyerlerine kesilen milyarlarca liranın boşa gitmesi sadece birilerinin ceplerini doldurması.
Kapak resminde paylaştığım Yusuf PEKGÖZ isimli arkadaşımızın çizdiği iş güvenliği karikatürü sizlere her şeyi net bir şekilde anlatmaya yeter diye düşünüyorum.